kendime


 

“Her gün bir yerden göçmek
Ne iyi
Her gün bir yere
Konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan
Akmak ne hoş”*

Gözlerimi kapatıyorum, gül bahçesindeyim. Yumuşak yapraklı pembe güllerin hemen üstünde incecik bir buğu… Güneş doğalı çok olmamış. Kokuyu içime çekerek yürüyorum, her yer pembeye kesmiş, başı sonu görünmüyor. Bahçenin sınırlarını bilmemek beni rahatsız etti. Bu anılarımdaki görüntülerden çağırdığım bir bahçe değil, o yüzden nerdeyim bilmiyorum. Hayalin ilk dakikasında hissettiğim huzur yerini, zihnimi dolduran sorulara ve tedirginliğe bıraktı. Ya acıkırsam, ya akşama kadar burdan çıkamazsam? Sabaha kadar burda bahçede uyumadan…yolu bulmalı. Güllerin kokusu telaşlandıkça midemi bulandırmaya başlıyor. Koşuyorum. Telefon çalıyor. “Yes, I sent those documents by e-mail. Two hours before. Oki, will send them again”

Hayatı akışına bırakamamak bu olsa gerek: Hayalin için de bile olduğu yeri, nereye gideceğini, ne yapacağını bilmeyi istemek. Belki de düşünmeden, planlamadan çıkıp gitme isteğim, bilmeye takıntılı aklımdan bıkmış ruhumun hayali. Herşeyden emin olup, kendimi sağlama aldıktan sonra bu hayatın döngüsünden başka bir döngüye adım atacaksam, bu aslında bir esaretten özgürlüğe geçiş değil de, yine detay detay kendimin oluşturduğu başka bir esarete geçiş olmuyor mu? Kozanın rahatlığı, rutinin kolaylığı, bilmenin verdiği salıvermişlik… Tedirgin olmayacak kadar kısa süren hayallerle avunmak. Bir ömre sığmayacak şeyleri isteyip, kendimi ömür törpüsü bir rutine bırakmak. Yoksa herşey bir zaman sonra rutine ve döngüye dönüyor da, bana konfor mu batıyor?
Rengarenk ve Siyah’a yazı yazmak, aslında omuzlarımdan tutup kendimi silkelemek. Yollara düşmek, düne ait herşeyi dünde bırakıp, ince ince planlamadığım bir hayatta “ben”i ve “anlamı” aramak, hiçlikte kim olduğumu sormak kendime… Yazmak, biraz da kendimi ikna etmek. İkna olur gidersem, yanımda yine yazı olacak. Bize, korkmamak için yüksek sesle kendime anlattıklarımı yazacağım.


“Dünle beraber
Gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa
Düne ait
Şimdi yeni şeyler
Söylemek lazım”*

* Hergün Bir Yerden Göçmek, Mevlana

Reklamlar
Bu yazı hayat içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s