Merhaba


Kendi kendimi anlatmayı yazılarıma, paylaştığım kitaplara, filmlere ve tiyatrolara; yazmakla ilgili derdimi de, aşağıdaki Rilke’nin mektubundan alıntıya bıraksam… Aslında adımın, cinsiyetimin, yaşımın, eğitimimin bloğu okuyanlar için bir önemi olmadığını düşünüyorum, ya da umuyorum. Ama, Yerdeniz Ülkesinde de söylendiği gibi, insanın karşısındakine adını söylemesi, ona güvenini gösterir. Umarım, bu güven karşılıklı olur ve sayfama yorum yazanlar da isimlerini benden sakınmazlar. Paylaşmayı ve paylaşırken de birlikte çoğalmayı umarak… Nilhan Coşkun

“Mademki bir öğüt için başvurdunuz bana, size bu tür girişimlerden tümüyle el çekmenizi salık vereceğim. Gözlerinizi dışarı çevirmişsiniz; ama işte en başta vazgeçmeniz gereken şey. Kimse akıl veremez, yardım elini uzatamaz size, hiç kimse. Tek çıkar yol, gözlerinizi kendi üzerinize çevirmenizdir. Size yazmanızı buyuran nedeni araştırıp ele geçirmeye bakınız. Yüreğinizin ta en dip köşesinde kök salıp salmadığını araştırınız bu nedenin. Yazmanız diyelim yasaklandı, ölür müydünüz o zaman ya da yaşar mıydınız eskisi gibi, bunu açıklayın kendi kendinize. Özellikle şunu yapın: Gecelerinizin en kuytu saatinde kendinize şu soruyu yöneltin : İlle de yazmam gerekiyor mu? Deşin içinizi, diplere inin, derinlerden bir yanıt ele geçirmeye çalışın. Ve bu yanıt onaylayıcı nitelik taşıyorsa, sorduğunuz sorunun karşısına, “Evet, yazmam gerekiyor” gibi güçlü ve yalın bir yanıtla çıkabiliyorsanız, o zaman bu zorunluluğa göre kurun yaşamınızı.”
Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke

Reklamlar
Bu yazı diğer içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

7 Responses to Merhaba

  1. Kürşad Güner dedi ki:

    evet, birimizin yazması gerekiyor.

  2. Efsane MESRİ dedi ki:

    hayırlı olsun….. sonunda zemin beyaz oldu ve ben şimdi rahat rahat okuyabileceğim yazdıklarını daha fazla keyif alarak….. sayende nedense klasik müzik dinlemek be bestecileri hakkında birşeyler öğrenmek çok hoşuma gidiyor bu aralar :) geçen bir bestecinin anlattıkları çok ilginç geldi; “bir besteyi yapmadan önce onu beynimde duyarım sonra notalara dönüştürürüm, bazen hatta o müziğin seslerini tam karşılayacak bir müzik aleti bulumam…” demişti. yazı yazmakta öyle bir şey olmalı galiba….önce onu içimizde duyar daha sonra kelimeleri kullanırız kağıda dökmek için….

    • Kürşat: Evet zamana çentik atabiliriz belki böylece?
      Güneş: Teşekkür ederim canım.
      Efsane: Sonunda http://www.rengarenkvesiyah.com ‘a taşındık. Evet beyaz oldu, okuyucu anketlerinden programın sınırları ve benim becerim elverdiğince ortalama bir yol buldum. Beğendiğine sevindim canım :) Yazıyla aramdaki şu onbeş günde başkalaştı, iyi oldu.

  3. Cem dedi ki:

    Sevgili Rengarenk ve Siyah,

    Atlattığın badirelerden sonra hayatına kaldığın yerden devam etmeni yürekten destekliyorum. Aslolan yazıdır; tıpkı ilk konuşmanın kayıtlarının olmamasına rağmen yazının milad kabul edilmesi gibi…
    Başarılar, sevgiler….

  4. zelda capulet dedi ki:

    hayatın telaşı, akşamların çocuklu hareketi, sonrasında sadece sessizlik istemem nedeniyle anca şimdi gelebildim sitene nilhan’ım. harika olmuş. yüreğine ve ‘kalemine’ sağlık diyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s