LÜBNAN (4)


FOTOĞRAFLARLA BEYRUT

“Aranızda, özündeki sevme gücünün sınırsızlığını
hissetmeyen var mıdır acaba?
Yine de bu hudutsuzluğuyla aynı sevginin,
bir sevgi düşüncesinden diğerine,
bir sevgi davranışından bir başkasına,
kendi varlığının tam orta yerinde sımsıkı
ve hareket etmeden durdugunu kim hissetmez?
Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir?”*

 

İnsan hafızası iyiliği de, şiddeti ve ölümü de unutmakla ünlü. Beyrut’ta savaşın izlerini taşıyan harabe binalar, “Geçti. Unuttuk!” dememek için korunuyor. Kiminin yanında lüks site inşaatları başlamış; kiminin önünden son model arabaların aktığı geniş caddeler geçiyor; kimi yakında müzeye dönüşecek.

 

 

 

 

 

 St. George Katedrali ve yanı başında mavi kubbeli Mohammed al-Ameen camii size de “Hala bir umut var.” dedirtmiyor mu?

 

 

 

Nejmeh meydanında gün batmak üzere… Burası Beyrut’un şehir merkezi ve göbeğindeki saat kulesi. Meydanın kuşbakışı görüntüsü yıldız şeklinde, zaten adının anlamı da yıldız.

 

 

Hamra’da başlayan gün, Nejmeh meydanında bitiyor. Cami ve katedralin günbatımı mavisinde görüntüsü başka güzel. Gece The Music Hall’de devam edecek. Yarın Harissa, Jeita Grotto ve Byblos’u gezeceğiz. 

 

 

         

* Halil Cibran

Reklamlar
Bu yazı Lübnan içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to LÜBNAN (4)

  1. kanatsizkelebek dedi ki:

    bu tür savaş sonrası yıkık binaları
    Kıbrıs ta görmüştüm
    nasıl bir mantık bilmiyorum ama
    bence çok ürpertici ve sürekli
    bir travmaya maruz kalma hali

  2. Evet, yaşamamış ve dışardan bakan için bile kesinlikle ürperticiydi. Her türlü şiddetin gerçek hayatta yaşanmasına rağmen, televizyon ekranından bize yokmuş, olmuyormuş, zaplanabilir, zaplanınca bitermiş gibi yansıdığını düşününce, orda açık hava müzesi gibi kalmaları önemli diye düşünüyorum, tabi dışardan gelen ve yine uçağa binince unutacak olan olarak. Ama orda yaşayan için izlerin silinmemiş olması da; sokaklarda kalaşnikoflu askerlerin, askeri jiplerin ve tankların dolaşması da; ülkenin güneyi ve güneydoğusunun güvenliksiz bölge olduğunu bilmek de, kesinlikle travmatik olmalı. Zaten, insanların konuşmalarına bakınca, her bina hasar görmemiş bile olsa, savaşla ilgili bir şeyi çağrıştırıyor, üstelik tek bir savaşı da değil. Savaşı hayatın doğal bir parçası olarak kanıksamak…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s