aksi insanın işi aksi gidermiş


Annem, hem böyle düşündüğünden hem de evdeki dört huysuzu onlara çaktırmadan hizaya sokmak için sık sık “Aksi insanın işi aksi gider” derdi. Bu lafı duyunca hemen mızırdanmayı keserek olmasını istediğim işin daha fazla sarpa sarmasını engellemeye çalışırdım. Mızmızlanmaya devam etsem neler olacağını bilemediğimden, işin aksilenmeyi kestiğim için daha fazla uzamadan çözüldüğünü sanırdım. Zamanla bunun, aslında, sinirli ve aksi olunca gereksiz detaylara takılmamla, dolayısıyla da çözümü geç fark etmemle alakalı olduğunu anladım. Sıradan bir güne “yatağın ters tarafından kalkmış” bir ruh haliyle başladımsa, bana her şey hep olduğundan daha kötü devam ediyor gibi gelir: trafik tıkalı, bilgisayar yavaş, müşteri sorunlu, ofistekiler anlayışsız, saçlarım şekle girmez, bedenim yorgun, ah! hayat çekilmezdir. Çünkü çözmeye değil, birbirine dolaştırmaya odaklıyımdır. Tam tersine bir ruh halindeysem de, her şey mucizelerle doludur, ufak tefek aksilikler varsa da çözülmeyecek şeyler değildir, trafik sıkışsa mutlaka radyoda güzel bir müzik başlayacaktır, ah! bu hayat ne güzeldir.
Bunu fark ettiğimden beri “aksi insan” olarak başladığım günün bir yerinde kendime “Dur!” demeye çalışıyorum. “Dur! Bu diğerlerinden daha kötü bir gün değil, sadece senin güne bakışın farklı. Soluk aldığını ve hayatta olduğunu fark et. Ne yapmaya çalıştığını ve neden aksileştiğini; kızdığın şeyin senin için neden önemli olduğunu düşün. Gerçekten kızmaya değecek kadar önemli mi?”  Neyse ki gökyüzü var. böyle zamanlarda durup, bir kaç soluk boyunca gökyüzüne bakmak, beni hızlı çekimde ileriye sardırılan bir filmin içinden alıp normal akışa getiriyor.
Buraya nerden mi geldim? Şuradan:
Sabah, on beş kişinin kalabalık edeceği kadar küçük bir pasaport şubesinde randevum vardı.  Söylenen saatten fazla sapma olmadan, neşeli bir polis memuru kadınla güle şakalaşa başvuru işlemini tamamladık. Geriye sadece parmak izi vermek kaldı. Önümde bir adam ve iki çocuklu bir aile vardı, sanırım şanslı günümdeydim. Adam, bir kaç dakika içinde parmak izini verdi, sıra erkek çocuktaydı. Bu arada kız çocuk annesini çekiştirip, mızırdanan bir sesle sürekli “hadi gidelim” diyordu. Cihaz erkek çocuğun parmak izini alamadı. Bilgisayar ve cihaz kapatılıp açıldı, denendi. Olmadı. Başka bir memur çağrıldı, bir önceki parmaklardan iz kalmış, karışıyordur diye bir yorum yaptı. Kız çocuk kıpırdanıp çekiştirip hadilemeye devam ederken cihaz kapatılıp parmak basılan yer temizlendi. Olmuyor, bu da işe yaramadı. Arkamdaki DHL tişörtlü çocuk omuzuma dokunup “Pardon, bu iş bir numara sırasına göre mi yapılıyor?” dedi. “Hayır kuyruk var” dedim, “Aksilik etme, aksi insanın işi de aksi gider” diye devam edecektim sustum. Bir kaç kez daha açılıp kapandıktan ve memur izin iyi alındığı noktaları belirledikten sonra, bu yaklaşık yirmi dakika demekti, küçük çocuğun parmak izi devlet kayıtlarındaki yerini aldı. Bu arada ben de, dün akşam sporda zorladığım belimin ağrısı ayakta durmamı zorlaştırdığından, duvara dayanıp bükülerek, bir yandan kendime “Baktığın yere dikkat et ve aksilenme” diyor, bir yandan da elimdeki kitapta Joseph John Thomson’un kurduğu düzenekle elektronu ortaya çıkarışı ve kütlesini hesaplayışı üstüne anlatılanlara odaklanmaya çalışıyordum. Önümde hala kayda geçmeyi bekleyen biri çocuk üç kişi vardı. Anne kocasına dönüp “Şanssızlık işte!” dedi ve parmak izini vermek için polis memurunun sağına geçti. Baba, olaydan bunalmış çocuğa gülümseyerek “Bu senin şansın. Şanslısın. Herkesin orda on tane parmak izi var, senin nerdeyse elli tane” dedi. Kız çocuk, bu defa babasının ceketini çekiştirerek gitmek için mızırdanıyordu. Acaba sıradaki kaç kişi bugün şansızım demiş, kaç kişi yataktan ters kalktım işler ters gidiyor diye düşünmüş, kaç kişi aksilikler hep beni bulur diye sızlanmıştır.
Peki, gerçekten ortalıkta bir şans veya aksilik var mıdır?
Reklamlar
Bu yazı havadan sudan içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to aksi insanın işi aksi gidermiş

  1. Murat Türemis dedi ki:

    Merhaba Nilhan hanim.
    Aksi ve Ters ile konusacak seylerim vardi. Arastirirken sizin bu yaziyi buldum.
    Aksilikler cogaldikca yillar icinde, bugün bir bakayim dedim.
    Tesadüf iste, blogunuza bakdiyimda cok daha fazla seyler paylasiyormusuz.

    Umarim bundan sorna ne ters ne aksi gider günler, aylar ve yillar.
    Berlinden selamlar
    Murat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s