Tiyatro 0.2’nin yeni oyunu “Limonata” İkinci Kat’ta


İnsanın her yaşında aile ile ilişkisi başkadır. Çocukken herşeyi sandığı aileyi, ilk gençliğinde hiçbir şeyi sanması da bundan olsa gerek. Başka ailelerin daha anlayışlı, daha mutlu, daha özgür, daha bir şey olduğunu anne babamızın suratına söylemeyenimiz var mıdır? Ya da kapıları çarpmayanımız, hırsından gözleri pörtlek pörtlek şişinceye kadar ağlamayanımız, içinde bir yerlerde çok sevdiğini bilse de aileden biriyle kavga ederken öfkeden titremeyenimiz, gidip asla dönmeyeceğim demeyenimiz… Ve tüm bu beğenmezlik, öfke ve çekip gitmelere, gitmeyi beceremeyip kalmalara rağmen çocukluk günlerini özlemeyenimiz, kardeşleriyle oynadığı oyunu koskoca adam olsa da tekrar oynamaya kalkmayanımız, anne yemeğini en mükellef sofraların üstünde tutmayanımız, birbirimize sarılınca herşeyin daha iyi olacağını bu sevginin bize iyi geleceğini bilmeyenimiz, kaç yaşında olursa olsun eve gidince çocuklaşmayanımız var mıdır? Tuhaf bir şeydir aile. Çekip gittikten sonra, bedenimizle olmasa bile anılarımızla dönüp geldiğimiz, bu dünyadaki ilk yerimizdir.
Zamanla türlü çeşit insan olduğunu ve bu türlü çeşit insanların bir araya gelip kurduğu ailelerin de elbette türlü çeşit olacağını öğreniriz. Kendi ailemizin beğenmediğimiz yanı komşu ailede yoktur ama onların da başkalıkları vardır bize uzak gelen. Yıllar geçtikçe, arkadaş, komşu, eş dost ailelerini duya göre kendi ailemize yeniden ısınır, onları gözümüzde normalleştiririz. Sanırım aile olmanın çocukluktan sonra en keyifli zamanı da bu normalleşmeden sonraya denk gelir. Olduğu gibi kabul etmenin neşesi yayılır ilişkiye.
Bir de bizi çocukluğumuza, böylece aileye bağlayan, evin içinde istisnasız herkesin sevdiği tatlar vardır. Mesela babamı çocukluğuna bağlayan annesinin kıymalı saç böreğidir; beni çocukluğuma bağlayansa annemin sütlacı. Kimini mis kokulu kurabiyeler, kimini irmik helvası, kimini zeytinyağlı yaprak sarması bağlar ailesine, kimini de limonata!

            

Yaz tatiline çıkmadan zihninizi hareketlendirmek ve kısa bir ev gezmesiyle kendi çocukluğunuza dönüp bakmak isterseniz, buyrun İkinci Kat’a. Çay, kahve sevenlerdenseniz tiyatronun köşesindeki Barcelona Pastanesi’nin ahşap masalarında mola verebilirsiniz elbette ama fazla oyalanmayın derim; çünkü Özlem teyze – evet evet Müge, Ege ve Melih’in annesi Özlem teyzeden bahsediyorum- limonataları çoktan hazırlayıp buzdolabına koymuş, sizi bekliyordur.
Tiyatro 0.2’nin yeni oyunu “Limonata” da, sahneledikleri diğer oyunları -Bazı Sesler, Korku Tüneli ve Kainatın En Hızlı Saati- gibi metin, oyunculuk, sahneleme ve tüm diğer detayları ile titiz bir aşçının elinden çıkmış tadı damağınızda kalacak bir yemek. Gülmek, irkilmek, düşünmek, ağlamaklı olmak, izlemek, yutkunmak ve gülümsemek arasında gidip geldiğiniz; acıyla ve kıstırılmışlık hissiyle nasıl başa çıkacağınızı/çıktığınızı düşündüğünüz; kendi hayatınıza bir es verip başkalarının hayatına dahil edildiğiniz, belki biraz da özel hayatı dikizlediğiniz hissine kapıldığınız bir oyun. Dilerim 0.2’nin enerjisi hiç bitmesin, her yeni oyunla yazandan sahneye sahneden bize yayılsın; uzun yıllar devinerek, çoklanarak var olsunlar. Keyfi kaçmasın diye oyunda olan biten üstüne tek kelime etmeyeceğim. Sadece “Kaçmaz bu oyun!” diyorum, o kadar.
LİMONATA ve diğer oyunların saatleri için resmi internet adresleri: www.sifirnoktaiki.com
Rengarenk ve Siyah’taki diğer Tiyatro 0.2 oyun yorumları için:
Bazı Sesler (https://rengarenkvesiyah.com/2010/12/01/%e2%80%9cbazi-sesler%e2%80%9d-ikinci-katta/), Korku Tüneli (https://rengarenkvesiyah.com/2010/12/17/%e2%80%9ckorku-tuneli%e2%80%9dnde-%e2%80%9ckorkuyu-beklerken%e2%80%9d/)
Kainatın En Hızlı Saati (https://rengarenkvesiyah.com/2011/02/22/tiyatro-0-2den-kainatin-en-hizli-saati/)
Oyunun Künyesi:
yazan: Sami Berat MARÇALI
yöneten: Murat MAHMUTYAZICIOĞLU
yardımcı yönetmen: Iraz YÖNTEM
oynayanlar: Deniz TÜRKALİ, Heves Duygu TÜZÜN, Banu Çiçek BARUTÇUGİL, Tevfik ŞAHİN, Barış GÖNENEN, Sezgi MENGİ
proje ekibi: Eyüp Emre UÇARAY, Sami Berat MARÇALI, Banu Çiçek BARUTÇUGİL, İpek Banu KILAR, Heves Duygu TÜZÜN, Mehmet Nuri YAVUZER proje danışmanı: İpek BİLGİN
Reklamlar
Bu yazı tiyatro içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s