“Bu yüzden her savaş sivil savaştır”


“Şimdi fark ediyorum ki bütün bu yıl içinde hatta daha önce, o hafif çılgınlıklar, Anna Maria, Gallo, Cate dönemlerinde, daha bizler çok gençken ve savaş hala uzak bir bulutken, ben yalnızca uzun bir yalnızlık, yarasız bir tatil yaşamışım: Hani saklambaç oynarken bir çalılığa girip de mutlu olan, yaprakların arasından göğe bakıp oradan çıkmayı unutan bir çocuk gibiymişim.
İşte savaş beni bu noktada yakaladı ve her gün yakalamaya devam ediyor. Ormanlarda gezinirsem, bölgeyi temizleyenlere yakalanma korkusuyla çukurlara sığınırsam, bazen dolaşan partizanlarla konuşursam savaşın bir oyun olmadığını görmüyor değilim; savaş buramıza kadar geldi, geçmişimizi de esir aldı artık. Cate, Fanso, Dino ve bütün ötekiler dönecekler mi, bilmiyorum. Bazen umuda kapılıyorum, bu da beni korkutuyor. Ama tanımadığım ölüler, Cumhuriyetçi ölüler gördüm. Beni uyandıran onlar oldu. Eğer tanımadığım biri ölünce böyle bir hal alıyorsa, bu hali bile bizi üzerinden atlamaya korkutuyorsa, bu demektir ki yensek bile düşman bir insandır, kan döktükten sonra bunu örtmek, bu kana bir anlam vermek, dökeni mazur göstermek gerekir. Bazı ölülere bakmak bile utandırıyor. Artık onlar başkasının başına gelmiş bir şey sayılmıyor; oradan rastlantı sonucu geçtiğini hissedemiyorsun. O bedenleri toprağa düşüren yazgı, bizleri de onları görmeye tutsak ediyor, bizi ağlatıyor duygusuna kapılıyorsun. Bu korku değil, alçaklık hiç değil.
İnsan utanç duyuyor, çünkü çok iyi anlıyor –gözler birbirine değsin yeter. O ölünün yerinde bizler de olabilirdik: Hiçbir fark olmazdı ve eğer yaşıyorsak bunu o kana bulanmış cesede borçluyuz. Bu yüzden her savaş sivil savaştır: Her şehit olan ayakta kalana benzer ve ona bunun nedenini sorar.

Ben biteceğine inanmıyorum. Şimdi savaşın ne olduğunu, sivil savaşın ne olduğunu gördükten sonra, biliyorum ki, savaş günün birinde biterse herkes şöyle soracak: “Peki, ya şehitleri ne yapacağız? Neden öldüler?” Ben ne yanıt vereceğimi bilemezdim. En azından şimdi bilmiyorum. Başkalarının da bilebileceğini sanmıyorum. Belki de bunun yanıtını bir tek ölüler biliyorlardır ve savaş yalnızca onlar için gerçekten bitti.” Tepedeki Ev, Cesare Pavese, Sayfa 158-160
Reklamlar
Bu yazı edebiyat içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s