suya minnetle…


Motalto’ya geldiğimizde güneşlikler kapalıydı daha, ama bahçeyi serin bir güneş aydınlatıyordu. Momina zaman zaman her şeyden nasıl bıktığını anlatıyordu –şu ya da bu kişinin, bir gecenin ya da bir mevsimin yol açtığı bir tiksinti değildi bu, yaşamaktan, her şeyden, ama her şeyden, hem süratle geçen, hem geçmek bilmeyen zamandan duyulan bezginlikti. Bir sigara yakıp kornayı çaldı.” Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese, Sayfa 71
Kafamın içinde biri elini beline koymuş çekmeceleri düzenler, öteki hislerimi dider, beriki kafasını camdan uzatmış çoktan geride kalmış yollarda neler olduğunu görmeye uğraşırken; kaşları çatık olan, ipleri kontrol edip herşeyin birbirine doğru bağlandığından emin olmaya çalıştıkça,  özgür çığlık çığlığa bir aşağı bir yukarı koştururken; ve diğerlerinden daha az baskın olsalar da sayıları azımsanmayacak kadar olanlar, türlü şeyler yaparak ondan bundan konuşurken, kafamı masanın üstüne bırakıp balkona çıkasım var. Belki de herşeyin sebebini bilmek, orasını burasını çekiştirip deşmek, birşeylerle bağlantısını kurmaya çalışmak  zorunda değilim. Belki de bazı şeylerin gerisinde ötesinde ne olduğunu düşünmeden, içinde durup geçmesini beklemem gerekiyor.  Kabuğa çekilmekten çok akıntıya kendini bırakma hali. O kadar enerji dolu olmasa da, dans ederken müziğin ritmine teslim olmak, sadece müzik olmak gibi. 
Bulutlar yağmur topluyor, az sonra kasvet suya dönüşecek. Beş yaşındaki yeğenimin dediği gibi bigbang oluyor ve herşeyle herkesle birlikte biz de dönüşüyoruz. “Eskiden herkes maymun veya gorilmiş. Sonra bigbang olmuş ve hepimiz insana dönüşmüşüz, tamam mı? Bir daha bigbang olursa tekrar dönüşeceğiz, ama illa maymun veya gorile dönüşmemiz gerekmiyor. Timsah da olabiliriz başka şey de. Bazıları insan olarak da kalabilir. Anladın mı?”
Sihirli lambanın cini, senden tek şey diliyorum: Suda olmak, kafamın içindekileri suya bırakmak ve suya dönüşmek.
“Konuşmanın bir işe yaramadığını anladıkça, daha fazla konuşur olmuştum. Özellikle kadınlar arasında. Ama su, yorgunluğumu ve hafif ateşimi alıp götürmüştü. Torino’ya –savaş sırasında- bir saldırının ertesinde gelişimi anımsadım; su boruları patladığı için banyo yapamamıştım. Bunun ne demek olduğunu düşündüm: Hayat bir banyo sundukça yaşamaya değerdi.” Yalnız Kadınlar Arasında, Cesare Pavese, Sayfa 8
 
 

 

Reklamlar
Bu yazı edebiyat, havadan sudan içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s