“Kimseye karıştım mı? hiç karışmadım
Bu ki bana tuhaf sayılmadı

Bir evden olmak kötü müydü? hayır
Zamana zamanla bakmak ne idi ki
Baktım”*
Çemberin içinde olduğumu fark edip, dışarıyı düşünmeye başladıktan sonra ilk aşama olan ‘canına tak deme’ nin tamamlanması epey uzun sürdü. Düzen kendi şifrelerini, kurallarını kimi zaman gözüme soka soka kimi zaman çaktırmadan zihnime bir güzel kazımış. Öyle derinde ki çıkarıp atmak canımı acıtır sandım ta ki çıkarmadığımda hissettiğim acı daha fazla olana kadar. Bu salaklığı bir kez daha yapmıştım: ondan ayrılırsam yaşayamam sandığımla birlikte yaşamanın acısı yüzünden öleyazdığımı anlamam aylarımı almıştı. Sonunda bir akşam duyduğum ‘Dank!’ sesi, tepemden aşağı şiddetle akan suyun sesini bastıracak kadar yüksekti. Ve ertesi gün ayrıldım. Ölmedim. Kendimi kaybettiğim yerden bulup çıkardım. Hayatın bu kadar güzel olduğunu nasıl olup da unuttuğuma şaştım.
Hani eski zamanları anlatan uzak doğu filmlerinde şehrin ortasında kocaman bakırdan dış bukey bir  şey olur ya, adamın biri var gücüyle sallar koca tokmağı o bakır şeye ve herkes susar. İşte o bakır şeyden zihnimde de varmış meğer, içimdeki yengeç günlerdir var gücüyle tokmaklıyor: ‘Dank! Dank! Dank!’
“Zaten insanı insanla ölçtüm ki
Buruk bir tat mı duydum
Ve duydum
Her şey ki bir yorumdu, sonuç değildi
Sonuç ki zaten yoktu”*
* Şiir: Kendime, Edip Cansever
Reklamlar
Bu yazı kaçış planı içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s