İçindeki yengeç, kendi ritmini aramaya üç beş yıl öncesinden, gençliğinden veya ergenliğinden değil de çocukluğundan, ön yargıların, kalıpların,-meli –malı ile biten yüklemlerin duysan da henüz içine işlemediği, onunla söyleşebildiğin zamanlardan başlamanı söylediğinde, şimdi yazı yazdığın balkonda oturmuş titreyerek kahve içiyor, lapa lapa yağan karın beyazında gözlerini dinlendiriyordun. Üstünden aylar geçti. Zorlanıyorsun. Kim bilir kaç ay daha geçecek. Çocukluğunun geçtiği dağları ve bahçeyi, oralarda duyduğun sesleri, toprağın sana dokunuşunu, yağmurun kokusunu, telaşsız rüzgarları düşünüyorsun. Hiçbir şey yaşamamış, dünyanın-kurulu-düzenini-devamettirmek-için-tektipleştirme-fabrikası’nın tezgâhından geçmemiş gibi başa dönemeyeceğinin yengeç de farkında sen de.  Canının acıyacağını, iz kalmadan etinden çıkmayacağını bilerek, kurulu düzenin beynine çaktığı çivileri çekmeyi deniyorsun, deneyeceksin.

Çiviler çıktıkça değişeceksin. 

Görsel: Django Seven
Reklamlar
Bu yazı kaçış planı içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s