Size ne benim hangi aileden olduğumdan, hangi şehirde yaşadığımdan? Sizlere ne benim hangi ülkenin sınırları içinde dolaştığımdan? Bunun fabrika ayarlarıyla biri mi oynadı yoksa baştan beri bir bozukluk vardı da kalite kontrol sisteminin gözünden mi kaçtı? Yapıştırıp durmayın şu etiketleri, aaa gına geldi yeter! Biri yüklesin şuna yeniden ‘Aitsin’ bilgilerini! Aidiyetlerin kayda geçer, etiketine işlenir, sonrasında yapabileceklerini ya da yapamayacaklarını, başına gelecekleri veya önüne serilecekleri belirler; kişisel sınırların aidiyetinin sınırları ile çevrilidir. Aidiyet bilgilerin olmadan bir sınırdan öbür sınıra geçmene, tedavi edilmene, bir yerde yaşamana izin verilmez. Bunları önemsemiyorsun ama reddetmen de -şimdilik- imkansız görünüyor. ‘Aitsin’ çivisini kim bilir kaçıncı kez çekiyorsun. Doğduğun aile hanımeli kokuluydu, büyüdüğün şehir portakal çiçeklerinin yaprağına kurulmuştu, gölgesinde yıllarca rüyalar gördüğün bir çam ağacıydı, en delişmen en aşık günlerinin şahidi iğde ağaçlarıdır, ilk defa göz alabildiğine uzanan bir gelincik tarlası gördüğünde kendini deve dikeni yutmuş bir serçe sanıyordun, büyük boşluğu görüp irkildiğinde yanında yaşlı bir gürgen vardı, şimdi  sokakları yosun kokulu maviliğe çıkan bir şehirde kedi olarak yaşıyorsun.

İçindeki yengeçle birlikte mırıldandın: bir yere değil.

Görsel: İskoçya
Fotoğrafçı: David Shields
Kaynak: www.nationalgeographic.com
Reklamlar
Bu yazı kaçış planı içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s