Kurmaca düzen, derinlere dalmamanı, sürekli yüzeyde kalıp kulaç atmanı öğütler. Sorgulamanın kimseye bir yararı yoktur. Düzen herşeyin en iyisini senin yerine düşünür, uygular. Sen sadece söyleneni yap, yerine düşünenlere minnet duy yeter. Ey, havalı kurmaca! Gerçek hayat, istesen de istemesen de seni akışın bir yerinde suyun içine çeker, çekti, çekecek. Yıkılan, eksilen, kaybolan, uzağına düşen, canına batan şeyin açtığı boşluktan döne döne hızla dibe doğru giderken, boğulma hissiyle çırpınanın bedenin mi zihnin mi olduğunu anlamıyorsun.  Dayanılmaz bir çınlama: ‘Yüzeyde kal!’ Şimdi, dipte kendinle karşılaşacağından habersiz olduğun o ilk çekilişteki çaresizliğini hatırlıyorsun. Soluk alamayışlarını, ayağını basacak bir zemin bulamayışını, çırpındıkça boğuluşunu, herşeyin suya dönüşüp suda kayboluşunu, bedeninin suda dağılışını. Gerçek hayatın, bedenin erirken zihnin berraklaşsın, gerçeği kurmacayla takas ettiğini anlayasın diye seni kaç kez dibe çektiğini ve her dibe inişte başka bir halinle karşılaşmana nasıl da şaştığını düşünüyorsun. Parçalarını buldukça değişiyorsun.

Dipte, kumların arasından sana bakan yengeç, sen.

Görsel: Samula Dzitnup, Meksika
Fotoğrafçı: Anuar Patjane
Kaynak: www.nationalgeographic.com
Reklamlar
Bu yazı kaçış planı içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s