Sabah: İşe yetişme telaşı yine. Ruhum hala uykuda. Kontağı çeviriyorum. Bir adam radyodan bana doğru haykırıyor: ‘Dreamer always alone.  Şarkının sonunu yakalamışım. ‘Dreamer always alone‘. Baba lafmış. Yol boyunca başka müzikler, Radyo Eksen. Masa başındaki küçük dünyamda günün ilk demli çayı. Sevgili Youtube, sensiz nasıl yaşamışım yıllarca, şaşıyorum.  Bittikçe yeniden başlatıyorum, döne döne: Michael Schenker-NIGHTMARE. ‘Nightmare lying here in the dark. Scared like my dreams made mark. I wonder…Dreamer always alone‘.
Bir şeyi özlediğini karşılaşınca anlamak. Mesela müzikli sabahları, şunu dinlesene diye gelen şarkıları. Mesela açlıkla, içinde kaybolarak dinlediğin şarkıyla hatırladığın şehri. Mina Mazzini’nin söylediği Giorni’yi dinlerken  ‘Amore mio ero io. Non pensavo mai. Non volevo io nessuno’, bir akşam üstünü hatırlamak. Parma’da eski şehrin meydanına çıkan sokaklardan birinde yürüdüğünü görmek, topuklarının arnavut kaldırımlarında çıkardığı sesi duymak. Beyaz tentelerin altındaki masalarda, davete gelmiş gibi zarif ve bakımlı erkekler ve kadınlarla birlikte, şehri saran yasemin kokusunu içine çekerek yemek yemek. Spagetti, kırmızı şarap, sevgilim Nettuno, ey hayat!
Bir şey olsa: Üç beş arkadaş buluşsak akşam, sonra bilim kurgu filmlerindeki gibi bir düğmeye bassak ve yemekte Parma’da o özlediğim meydanda olsak.  Olmaz mı? Olsun, olsun n’olur olsun. Çok istiyorum çoook!  Şarkılara takılmalık bir gün. Döne döne  Mina Mazzini-GIORNI
Öğle yemeğinden az önce: Nuia’nın yazısını okudum ve sonuna takılıp kaldım. ‘Önünüzü ufkunuzu açık mı görüyorsunuz, yoksa negatif bir düşünce çukurunda boğuluyor musunuz? Kim koydu sizi o çukura? Peki, siz niye kabul ettiniz girmeyi? En özünüzde yok öyle bir çukur. Sonradan öğrendiniz onu. En özdeki en temel şey güvendir. Sevgiden de öte güven duygusudur. Hayata, onun getirdiklerine ve getireceklerine sonsuz güven. Bu güven duygusunu tadan, korku nedir unutur. Önüne keyifle bakar.’ Hayatın getirdiği herşey kabulüm diyorum da getireceklerine ne kadar güveniyorum diye düşününce, korktuğumu fark ediyorum. Bunun üstüne düşünülecek.
Öğleden sonra:  Şengenin var mıydı? Evet. Haftaya, tek gün XX firmasıyla toplantı. Nerede? ITALYA’da, Milano.

‘Bence hayata güven’ diyor içindeki yengeç 

Parma sokakları

Kaldığım Bed&Breakfast ve Toskana yollarındaki eşlikcim Peugeot

Özledim. Çok.

Deniz ürünlü spagetti ve elbette kırmızı
İtalya’ya geçiş düğmesi bu şarkının bir yerinde sanırım :)
Reklamlar
Bu yazı geziler, havadan sudan, hayat, kaçış planı, İtalya içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s