Deniz şuralarda bir yerde olmalı.Çıt yok.Sanki dünyadaki bütün çay ocakları kapalı’ (E.Cansever) biliyorum, çünkü sonbahar diye geçiyor aklımdan; ‘Birden Kurtuluş’tan Taksim’e giden bir tramvay görüntüsü. Mavi bir elektirik çakımı tellerde. Sanki kar yağıyor da sürekli, Tepebaşı’ndayız.Karlar gıcırdıyor ayaklarının altında’(E.Cansever) bir hüzün gelip oturuyor şurama –yerini bilir bir edayla; doğru ta Ekim’de hazırlamıştım yerini hasretle bekler bir edayla-;sanki gün ışığı çekildikçe gördüğüm değişiyor ‘Doğrusu ya,yanılmak her şeyi yeniden görmek gibi bir şey oluyor’(E.Cansever) deyip kıvrılacakken kendime, gözlerin geliyor ilkin ışıltılı ‘gözlerinsiz edemem bilirsin’ (C.Süreya); artık ‘Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız.Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun’(C. Süreya), hoşgeldin sevgilim Cuma ey! Kollarından saçılan: Caz dinleyelim mi kuzum bu akşam? Bir de muhabbetli dost masaları var.Biliyor musun beş küçük periyle, çok sevdiğin bir yere gideceğiz.Bir akşam dünyayı unutup masal alemine sızmak ya da yollarda kaybolmak diyorum sen seç.Yağmur yağarsa hele.. Bir de süprizler var ama onları beklemen lazım..Cancağızım Cuma, tüm hayallerine eşlikçinim, tut kolumdan çek götür beni.
Reklamlar
Bu yazı hayat içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s