Sanmalar


DSC014571
Karşımdakilerle benzer şeyleri sandığım da olmuştur elbette. Bir şahit sanıyı gerçeğe çevirmeye yeter mi? ‘Okşama gözleri vardı gel git eden parmaklarıma. Aşklardan gelenleri aşkı da bir kullanışlı yapan’* Doğa bilimleri eğitimi almış beynin, algı, bağımlılık, geçmişten gelen anıların bugünü yorumlamadaki etkisi, beyin kimyasalları, çağrışımlar vs üzerine uzun bir nutuk atmasını bekliyorum. Ama gık yok. Boşluk etkisi ah! Çocukluğumda bizim evin yanındaki arsa kışın ilk sağanağıyla küçük bir gölete dönerdi. Çok sürmeden de kurbağa üreme çifliği kurulurdu. Yosun kokulu suyun kenarında tüm günü geçirmeme izin olmadığı için, fırsat buldukça kaçar, suyun kenarında kıpırdamadan, lavradan kurbağaya dönüştükleri anı yakalayamayı umarak, kurbağaları gözetlerdim. İnsanın, ‘Etimde hissettiğimden ötesi boşluk’ dediğinde bile gerçekliğini sorgulamadığı şeyin çocukluğu olması tuhaf. ‘Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup. Bunu kendine üç kere söyledi. Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar. O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım’*
Gece boyunca yağmur yağdı. Kucağımdaki ‘san’maları, ‘Kurbağalı suya düşmekten korkmam kadar gerçek olsalar keşke’ diye diye yıkadım; hiçliğe eridiler, ağladım.  ‘Hepsi de beni buluyorlar, hepsi de bir yağmur uysallığında’*
*Edip Cansever
Reklamlar
Bu yazı yengecin gördüğü içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s